Dün gece en nihayet ben de Avatar'ı izleme şerefine eriştim, 16 ayin sonundaki ilk cinema keyfimi Avatar ile yapmış olmanın haklı gururunu taşıyorum.
Filmi sevdim, yine bu filmi yaratan zekaya hayranlik duyup, benim gibi ofislere tikilip, al-sat yerine cok yaratici birsey üretmesini hayranlik ve kıskançlık içinde seyrettim.
21.30 seansina gidip, 1.00 civarinda filmden çıkıp, yorgunluktan ölsemde uyuyamadim.
Kafamın icinde benimde bir avatar bedenim olsa, o beden ile o ormanda dolaşam düşüncesi dolanıp durdu. O kadar cazipti ki... Minik kizimin avatar bedeni nasıl olurdu die merak ettim, o onde ben arkada dolasmak... Dertsiz, tasasiz, endişesiz, gidilmesi görev olmuş iş yeri olmadan, özgürce...
İkinci senaryo filmin cekim veya senaryo ekibinde olma düşüncesi idi, o avatar bedenlerinin modelellemesinde çalışmak, her aşamasını bilmek, daha ötesi var mi?
Avatar beni iyi mi kotu mu yaptı hiç bilmiyorum..
YENİDEN
13 yıl önce