15 Eylül 2009 Salı

Moda Editörü, Fashion Bilmem Nesi mi olsam?

Bugün gayet kendi tipimde ve kendi kiyafetlerimdeyim.

Leventte, F tipi hücre iş yerinde dün içime çöken fenalıklardan sıyrılabilmek için sabah kendimi Kanyona atıp, kendi kendimi Starbucks ilen motive etmeye karar verdim.Genelde işe yaramasına rağmen, günün veya F tipinin betliğini örtmeye bugün Starbucksın gücü bile yeterli olamadı.

Neysem ben elimde kahveler, kulağımda en sevdiğim IPOD RED'im ile salı salına yürüyüp, karşıdan gelen insanları puanlamaya basladım. O kotun altına o ayakkabı olmamış, hımm bu tarz ancak bi yabancı tarafından uygulanabilir. Bu düşüncelere dalınca hemen kendimi, bir dergide or tvde moda editörü olduğumu hayal ederken !!!

Üzerimdeki kıyafetin belirlediğim pozisyona göre çok poor oldugunu fark etmem kısa sürdü ama üzgünüm hayal kurmanın o kadar artısı olsun degil mi. Kot, gomlek, spor ayakkabı ile moda editörü olabiliyorsun...

Harika..

Herkesi puanladım, kim giydiği kıyafet ile mutlu, kim kendini seviyor kim kenini sevmiyor 10 dakkada tarttım ve kanyondan F tipine koşturdum...

Hava umusuz, kapali ve serin, benim içim de öyle...

Belki yarına bir umut doğar...



11 Eylül 2009 Cuma

Just For Fun I wanna become "Turtacı"

Bugün Cuma ve insan ister istemez neşe doluyor.
Hele birde benim durumumda olup, ofis boş ise, beyni luzumsuz milyon tane işe çalışıyorsa, hem inanılmaz realistik takılıp ayakları yere basıp, hem de bitip tükenmeyen hayyaller peşinde ise tek söylencek "vay halime..."
İşte bu çarpık işleyen beyin, şu anda nerde ve ne yapıyor olmak üstediğini irdeledi:
Sonuç, hiç sevmediği Pushing Daisies filmindeki TURTACI olmaya karar verdi.
Kendimi hemen şebnem bebeklerdeki gibi copy paste ederek bir Turtacı dükkanı hayal ettim.
En önemli özellik her yer pembe, boyle duvarlarda ıncık cıncık pembeler, cicekler, kalpler mevcut, sonra ortada kocaman yuksek bir mermer masa var (mümkünse beyaz gri damarli mermer_kahrolsun ki burada mimarlık insanın hayallerine bile giriyor.) Tabbi ki kiyafetler kisa etekler fırfırlı bluzlar hatta fırfırlı önlükler.
Pembe bisikletimden lalalalala diye gezinerek (burada da biraz Audrey Tatoo filmlerinin bisiklet sahnelerinden alıntı yapabiliriz..)
Mutlu mesut bisikletten atlarım, ve bisiklet turtacının önündeki çimenlere fırlatılır, lalalala tadında dükkana girer, fırfırlı beyaz önlüğümü giyer, mermer masamda çalışmaya başlarım.
tabbi halen sahneye ait müzik ve resimler eksik ama onlarda tamamlanır belki...
Belki de yeni hayallere geçilir.
Kısaca bugun ben işte böyle bir mooddayım...