18 Haziran 2014 Çarşamba

Yaz mı geldi ne? Haziran 2014....

 
Haziran olmuş, sıcaklar çökmüş, ben anlamamışım.
Yaz gelmiş yaz..
İçim kıpır kıpır, günlerden Perşembe ve ben nasıl enerjiğim anlatamam.
Kaç ay kaç yıl olmuş yazmamışım..
Bugün içim içime sığmıyor, ama konsantre olamıyorum.
İşte tam bu zamanlarda yazmak nasıl iyi geliyor anlatamam.
İçimdeki kurtları döküyorum ve rahatlıyorum.
Birde böyle zamanlarda bir kenara çekilmek kahvemi içmek, denizi seyretmek, kitap okumak, biraz çiçekle böcekle uğraşasım geliyor.
Anladım ki bugün hareket etme zamanıdır, ERTELEME olmasın artık hayatımda :)
Bir yazı daha böyle kaçırmayım, DOLU DOLU benim gibi geçin tüm zamanım....
 

28 Aralık 2010 Salı

Biraz da Tasarım...

 Tam kışlık tabureler...
 Ben çok beğendim...

24 Aralık 2010 Cuma

Buon Natale !!! Mery Christmas !!!

Buon Natale....
Merry Christmas..............
Seviyorum ben 24 Aralık'ı... Yeni yıl yeni umutlar kapımızda...
Aslında uzun bir wish listimde var ama paylaşmak kadar arsızlık etmiyim artık :))
Note: Beceremedim ama resmi tıklarsanız, Noel baba dans ediyor !!!

23 Aralık 2010 Perşembe

23. Aralık.2010.. A perfect beginning...

Bu aralar ciddi bir konsantrasyon sorunum var, hayatimda oldukca buyuk bir degisiklik söz konusu, belki birseyler yazmak kafami toplamamda ve kendimi duzen altına almamda faydalı olur. (Yazmak konsundada ciddi kararsızlıklarım var, deftere mi yazmak lazım yoksa bloga mı vsvsvs.)

Çoğu zaman aklıma gelen bir yığın şeyi not etmek istiyorum, bunun icin yanımda bir de not defteri bulunduruyorum ama ya yatakta ya da mutfakta aklıma birsey gelince bu not tutma işini gercekleştiremiyorum.

Kafamdaki bu dağınıklık beni oyle bir vurdu ki, yerimde oturamıyorum, müzik dinleyemiyorum, günü geçiremiyorum. Halbuki yanımda okumak için kitap, müzik dinlemek için online radyolar ve fizy var, ancak müzikler bile beni boğuyor. Ancak az önce radyoda çalan Sade beni iyi hissettirdi, sanırım benim bugün Sade dinlemem ve bol hareket etmem lazım.. Radyo babylon da harika, kahve ile beraber insanda rahatlama yaratıyor..

Nerden nereye geldim.. Hayatımda büyük bir degişiklik olacak; doğum iznimi düşersem dört sene sekiz ay, doğum iznimle beraber beş sene bilmem kaç aylık serüvenimin sonuna geliyorum. Acı tatlı ve stres dolu bu sürecin sonunu binlerce kez hafızanımda canlandırsanızda sonuc hic de beklediginiz gibi olmuyor. Herkesin tepkisi çok farkli ve kendi açısından oluyor.

Senin tuzunkuru, e tabbi sen neşelisin tabii diye iğneli laflar ile ağırlanıyorsun, hem ait değil hem ait olduğunuz bu sürecte siz de hafif salaklaşmış, bolcada rahatlamış olarak dolaşıyorsunuz ve ciddi konsantrasyon bozukluğu yaşıyorsunuz.. Karşılıklı zor olan bu süreç sizin acınızdan hafif burnunuz sızlayarak hafif hatıralar sarmış dörtbir yanımı olarak devam eder.

Neyse ben tekrar yazmaya karar verdim oradan buradan, hayatımda olanlardan, sevdiklerimden beğendiklerimden...

29 Eylül 2010 Çarşamba

Oradan buradan; olmuş Eylül sonu..

Uzun aralıklarla yazmaktan bir haller oluyor...Hangi font ile hangi ebatta yazıyordum, o-bu-şu ayarları nerden yapılıyordu.. Al başına işi, zaten aylardır yazmamışsın, bir heves sayfayı açmışsın, ama yazmıyorsun.. Neyse bu işlerin daha da kolaylaşması lazım belli ki..Boyle iphone 4 tadinda olsa keşke.. Benim yok iphone'um ablamın kini kurcalıyorum her gittiğimde, dün akşam artık; pek güzel olduğuna karar verdim. Ekran ışıl ışıl, resimler desen keza capcanlı çıkıyor, ibook desen mevcut, degişik bir şey canım.. Alınası, kullanılası bir cihaz...
Bu arada üşenmedim ve oluyorsa tam olsun deyip, tüm yazılarımın fontlarını düzelttim. Hepsi Trebuchet normal, unutursam burdan kontrol ederim artık..

Bu arada masamda lar şirin şirin oturuyorlar.
Bu aralar gündem Defne'nin doğumgünü ile o kadaryoğun ki sabahtan yazıcak bir yığın konu varken şimdi ekrana bakıyorum, eh bu kadar da yazmış olunca kıyamadım veeee yayınlıyorum..